Tüm kaybolmalardan, suskunluklardan kaçıp, küçük şeylere sığınmak istedim. Nasıl iyi geldi, ne kadar iyileştirdi ruhumu, bedenimi anlatamam. Yatağında, soğuk gecelerde dersler yaptığım, montlar, şallar sarındığım, bereler, eldivenler taktığım odalardayım. Anacığımın sonrasında soba kurduğu, onu da doldurmak için her sabah uğraştığı odalardayım. Verdiği 5 liranın değerini, karşılığını aldığım odalardayım. Hırstan çok, inattı benimkisi. Yolunda yalnız kaldığım, kırdığım, dağıttığım ve bir damla bile azalmayan öfkemin/inadımın sonuçlarını yaşıyorum. Bir yanım bahar, diğer yanım güz. Ve güz olan kısmım, hep üşüyor yalnızlıktan. Onca şair, yazar kitaplar yazmış yalnızlık üzerine, gepegerçek bir duyguymuş, ben de yalnızım, hem de yapayalnız.