Ana içeriğe atla

     Ne var biliyor musun? Güzel bir ortama adım atabilmek adına, gelen bir ton belgeyi Aachen Markt'taki Starbucks'ta oturup okuyayım dedim. İçinden imzalanacak bir sürü belge çıktı. Vee canım Esraam, profesyonel bir şirketle anlaştığımı ALGILADIM. Belki bir kez daha algılamış oldum. Ama olanlara bakıyorum da, bu ülke, beni dönüştürüyor. Dönüştüğüm ya da daha da dönüşeceğim karakterim (kim bilir neler yaşayacağım daha, bence şu anki halimi çok kıskanacağım :) Profesyonel hayatım, sosyal hayatımdaki kararlılığımın yansıması. Ben, bana ilham veren şeyleri hissettiğimde, o hislerin güzelliğinin içinde acaba niye ben bunları hissediyorum sadece diye düşünürdüm. Galiba bu süreye takılıp da kendi kişiliğinden, hayallerinden ve de en önemlisi potensiyalinden vazgeçmemek için verdiğin mücadeleyi kutsal kılıyor. O mücadeleyi verirken, böyle hatta daha güzelini yaşayacağım şeyler olacağını bilseydim hayatımda verir miydim o mücadeleyi? 

    Hayat beni ordan oraya salladı evet. Daha uyanmamış olabilirdim, daha kötüsü ya da daha da iyisinde de olabilirdim belki? Ama umrumda değil, ben şu an olduğum yerden de olduğum kişiden de çok memnunum. Evet, yağmurdaki köpppek kadar yalnızım. Ve en başta ablamdan bekliyorum bu açığı kapatmasını. Arkadaşlarıyla olan zamanını kıskandığımdan, beni aramamasını bahane edip laflar sokuyorum. 

    Yaşım ilerledikçe, uğruna verdiğim savaşlar daha netleşiyor. Ama, o savaşları verirkenki yanıklarım da daha gün yüzüne çıkıyor. 

1) Sevgisizlik : Biri azcık bana ilgi göstersin bak yanlış olsa da nasıl beni bırakmasın diye nasıl çok affedici oluyorum

2) Arkadaşsızlık: Bunu, hep eksikliğini hissettiğimden dolayı bir tane buldum diye atlayınca, yine verdiğim bir sürü zaafın skilişiyle uyanıyorum, en iyisi kazık yemeyeceğim arkadaşsız bir ortam.

3) Özgüven: Öyle aşağılandım, öyle dövüldüm, öyle rezil edildim ki hem kendi içimde hem de başkalarının önünde. Savaşmaktan vazgeçmediM. Vazgeçmem de. Sanırım Amazon kadınıydı daha önceki hayatlarımdan birinde. Neyle doldurcaz yerini, Zor hala arıyorum.

4) İlgisizlik: Başkalarının sözleri, davranışları ne kadar önemli benim için bilemezsin. Düşüncelerimi bırak, fiziksel aşamaya gelip hareketlerimi bile kısıtlıyor. Buna çalışıyorum şu ara. Öfkemi kontrol altına alabilirsem, diğerleri ile olan diyoloğum daha smooth geçebilir diye düşünüyorum. 

    Her şeye rağmen, derslerle dolu yaşadığım son aylarıma bakınca olduğum yerden çok memnunum. Şükürlerimin sayısını unuttum, daha da etsem yetmez. Ama uyandım. Ne güsel uyandım. Değerleri olan & hayatı, yaşamayı seven birine dönüşmek istiyorum. Yaşlandığımda ki yaşlanıcasss yaaaaa!!!!! :)()()()()

Tatmin olmak istiyorum. YAŞADIM BU DÜNYAYI demek istiyorum. 






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

      Yeniden duyuyorum kuşların sesini, içimdeki yaşama aşkı yeniden yüklendi. Tekrar kendine güvenle yüreyebiliyorum Aachen sokaklarında. Dur şu ilk geldiğim günkü şarkıyı açayım, nasıl güzel.      Sabah ağladım gene. Ama bu seferki satisfactiondan dolayı. Neyin satisfactionı. Tüm çabalarımın. "Bir oyana, bir buyana" 'nın. Bitti çok şükür. Yarın Venedik'e gidiyorum. Küçük bir Avrupa turuna çıkıyorum. Sırtımda sırt çantam. Sırt çantasıyla çıkmak zorundayım zaten, çünkü biletlerim ölesine ucuz :) Kimlerle karşılaşacağım, neler yaşayacağım bilmiyorum, ama bu sefer biraz daha olgunlaşmış gideceğim galiba. Bilmem onu da yolda öğreniriz. Ama harman etti beni bu 3 ay. İnsan kazandım, insancıklar kaybettim. Kalbimi kazandığını düşündüklerimi, bu sefer kalbime değmeden dinledim, çünkü kalbin "already, broken" olmuş onlara. Yanlış düşündüm şu hayatta, yanıldım tekrar inanmak istemedim egoistliğimden, ama asla yanlış hissetmedim. Ve şu aralar çok kırgın hissediyorum...
      Çatlicak damarlarım sinirden, beynimin tüm kıvrımları, tüm nöronları sanki ayaklanmış, karşı çıkıyor tüm olan bitene. Olan biten=düşüncelerim. Her zaman hep böyleydiler, her girdiğim işte, her tanıştığım inanda, her kavgamda, hep haklı oluşumda, ....= çözüm olarak yazmayı buldum, ve daha yazarken buldum cevabını, ben bir. kontrol manyağıyım. Herkesi kontrol etmek istiyorum, kontrol edemediklerimden uzaklaşmak istiyorum, ee peki nereye kadar böyle. İş konusu benim için çok ciddi. Bayılıyorum üretmeye. Galiba Almanya o yüzden benim için doğru adres. Peki, hata nerde. Hata kendime çok yüklenmemde, ve de bu Ka-Ka_we'ye de dedikleri gibi, insanları biraz itebiliyor, sanırım aynı şeye ben maruz kaldığımda da aynı tepkileri verirdim, ama, ama , amaa, dinlemek galiba en iyisi, reminder mailleri sana bişi kazandırmadığında...