Ana içeriğe atla

     Evet, büyük oynamak istiyorsan, manüpülasyonlarla başa çıkmayı öğrenmem lazım. Verdiğim eğitimde  mükemmel bir şekilde karşılandım, günün sonunda alkışlandım yaa, ağlayacaktım en sonunda inananabilmiyor musun. Evet şimdi sıra, teknik detayları konuşmanın vakti geldi bence biraz. Peki insanların manüpülasyonlarına nasıl karşılık versem. Herkesin fotoğrafı paylaşılırken benimkinin çekilmemesi bile çok ağır geldi, şimdi sana yazarken ne kadar çok komik geliyor. Akşam delirdim, ama geçti şimdi. Ah ne güzel geçti hem de. Galiba olay günün sonunda yaptığın işi sevmekle oluyor. Ve de profesyonellerle çalışmak beni tatmin eden. Deli gibi kavge edip, birbirimize girip gene de yolumuza devam ediyoruz. He işte tam olarak istediğim bu.

    Ama, şunu öğrendim. Boşver ya geçiştirelim dediğin her şey, başıma sonra daha büyük iş açtı. O yüzden, kesinlikle göstermem lazım bunu. İşle ilgili olan her şeyi, suçlamadan O'yu, sen yapamıyorsun, yapmazsan seni şikayet ederimlere gelmeden, ... ki ablam sağolsun burda aydınlattı beni nasıl yanlış davrandığıma dair kendisine, adamın suçu yok ki burda dedi. Düşününce de vallahi yok :) Ama bunu göz ardı edemem, kesinlikle flaglemem lazım.

    Peki ben neler hissettim:

    - Dışlanmış

    - Ötekileştirilmiş

    - Değersizleştirilmiş

    - Görünmez kılınmaya çalışılmış

    - Savaşa çağırılmış


Gel analiz edelim bunları:

    Ben hayatım boyunca hissettim bu dışlanma olayını, ki zaten o yüzden tek başıma yaparım her şeyine geldim. Kendini koruma duygusu. Ben, iyi performans göstermemden dolayı, yöneticilerim benden dolayı gurur duyuyor diye düşünürken, kapı önlerinde göz göze gelince kafaların çevrilmeleriyle düştüm. Değerimi, başarılı olursam beni severler diye düşündüm. Aynı şeyi S de yaptı bana, O da yaptı. Sen ki hiçbir şey değilmişsin iş dışında onların gözünde. İnsanlar beni sever sandım başarılı olunca. Öyle olmuyormuş. Sevmeyi bırak, muhattap bile almıyorlar özelde. İş etkinlikleri dışında, birebir hiçbir yere çağrılmadım ben özelde. Ben bir hayat kurarım diye düşünürken kafamda onlarla, beni sevdirdiğimi düşünürken, ben en çok ordan dışlandım. Peki neydi yaptığım hata. Başarılı olduğumda sevilmeyi bekleyen çocukluğum, kendime ait bir hayatımın olmaması iş dışında ki beni kendi hayatlarına alırlar belki. Yetki verilince aranan adam pozlarından, herkesin bana ihtiyacı olacağı bir hayat kurunca kendimi büyük tatmin olmuş hissettim. Ben iş bitiriyorum, ben ben ben...siz yapamıyorlar. İş esramm, bir kağıtla "Biz"'in dışına atıldın, ki ben öylesine "Biz" diye en çok düşünürken. Ama ne güzel dersimi aldım, bir kere daha ben demem gerektiğinin. BEN, BENİM HAYATIM. TEŞEKKÜRLER RİNALD HAYATIMA GİRDİĞİN İÇİN, DAHA DOĞRUSU GÜZEL ALLAH'IM ONU BANA GÖNDERDİĞİN İÇİN. Çünkü, kendi içimde halledemedim bu durumu, en çok sen gördün beni. Sen korudun, her şeyine sonsuzzz şükürler olsun. Verdiğin zorluklara eyvallah, vardır bir sebebi.


Peki koymaması için değersizleştirilmeye çalışılmak, dışlanmak, ötekileştirilmek, görünmez kılınmaya çalışılmak ve de savaşa çağırılmak. 

    Konuşmayı, kendimi ifade etmem gerektiğini öğrendiğimden beri, her savaş hoş geliyor. Bak, savaşlar bana yıllarca bastırdıkları beni ortaya çıkardı. ARTIK KONUŞABİLİYORUM. BU SEFER DE SADECE İŞİMLE İLGİLİ KONUŞMAK İSTİYORUM. HOŞGELDİM BEN BANA. KENDİMİ ÇOK SEVİYORUM. ÇOOOOK


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

      Yeniden duyuyorum kuşların sesini, içimdeki yaşama aşkı yeniden yüklendi. Tekrar kendine güvenle yüreyebiliyorum Aachen sokaklarında. Dur şu ilk geldiğim günkü şarkıyı açayım, nasıl güzel.      Sabah ağladım gene. Ama bu seferki satisfactiondan dolayı. Neyin satisfactionı. Tüm çabalarımın. "Bir oyana, bir buyana" 'nın. Bitti çok şükür. Yarın Venedik'e gidiyorum. Küçük bir Avrupa turuna çıkıyorum. Sırtımda sırt çantam. Sırt çantasıyla çıkmak zorundayım zaten, çünkü biletlerim ölesine ucuz :) Kimlerle karşılaşacağım, neler yaşayacağım bilmiyorum, ama bu sefer biraz daha olgunlaşmış gideceğim galiba. Bilmem onu da yolda öğreniriz. Ama harman etti beni bu 3 ay. İnsan kazandım, insancıklar kaybettim. Kalbimi kazandığını düşündüklerimi, bu sefer kalbime değmeden dinledim, çünkü kalbin "already, broken" olmuş onlara. Yanlış düşündüm şu hayatta, yanıldım tekrar inanmak istemedim egoistliğimden, ama asla yanlış hissetmedim. Ve şu aralar çok kırgın hissediyorum...
      Ne var biliyor musun? Güzel bir ortama adım atabilmek adına, gelen bir ton belgeyi Aachen Markt'taki Starbucks'ta oturup okuyayım dedim. İçinden imzalanacak bir sürü belge çıktı. Vee canım Esraam, profesyonel bir şirketle anlaştığımı ALGILADIM. Belki bir kez daha algılamış oldum. Ama olanlara bakıyorum da, bu ülke, beni dönüştürüyor. Dönüştüğüm ya da daha da dönüşeceğim karakterim (kim bilir neler yaşayacağım daha, bence şu anki halimi çok kıskanacağım :) Profesyonel hayatım, sosyal hayatımdaki kararlılığımın yansıması. Ben, bana ilham veren şeyleri hissettiğimde, o hislerin güzelliğinin içinde acaba niye ben bunları hissediyorum sadece diye düşünürdüm. Galiba bu süreye takılıp da kendi kişiliğinden, hayallerinden ve de en önemlisi potensiyalinden vazgeçmemek için verdiğin mücadeleyi kutsal kılıyor. O mücadeleyi verirken, böyle hatta daha güzelini yaşayacağım şeyler olacağını bilseydim hayatımda verir miydim o mücadeleyi?      Hayat beni ordan oraya s...
      Çatlicak damarlarım sinirden, beynimin tüm kıvrımları, tüm nöronları sanki ayaklanmış, karşı çıkıyor tüm olan bitene. Olan biten=düşüncelerim. Her zaman hep böyleydiler, her girdiğim işte, her tanıştığım inanda, her kavgamda, hep haklı oluşumda, ....= çözüm olarak yazmayı buldum, ve daha yazarken buldum cevabını, ben bir. kontrol manyağıyım. Herkesi kontrol etmek istiyorum, kontrol edemediklerimden uzaklaşmak istiyorum, ee peki nereye kadar böyle. İş konusu benim için çok ciddi. Bayılıyorum üretmeye. Galiba Almanya o yüzden benim için doğru adres. Peki, hata nerde. Hata kendime çok yüklenmemde, ve de bu Ka-Ka_we'ye de dedikleri gibi, insanları biraz itebiliyor, sanırım aynı şeye ben maruz kaldığımda da aynı tepkileri verirdim, ama, ama , amaa, dinlemek galiba en iyisi, reminder mailleri sana bişi kazandırmadığında...