Gel gerçekleri konuşalım. Dün abişkom ve ablamla yaptığım arınma sessionında akıllı akıllı konuştuklarımı düşününce, kız esroş başka bir boyuta kendi içinde de evriliyorksun galiba. Tabi para konuları geçince, kıskançlık duyguları hissetmiyor değilim ama onu da yeneceğim inşallah.
Kafamı doldurunca işle, kendimi geliştirmekle, acayip güzel geçiyor zamanım. Sanki hiç yalnız değilmişim gibi. Bir de burdaki insanların birbirine saygısını görünce birbirine, benim sanırım Türkiye'de kaybettiğim konu buydu. Daha doğrusu, potansiyelimi bastırmama sebep olan konu buydu. Kendime güvensizliğim, bastırılan duygularım, kendim olmamı engelleme dayaklarına direnişlerim, yine de özgüvenimi etkilemiş. Tam olarak başarılı olamamış, ama partially bence gene de effective olmuş.
Kendime gelmeye çalışıyorum. Etrafımdakilerin canını bu süreçte çok yakıyorum, biliyorum, ama en büyük savaşım kendimle. Ama kimseye kendimden ne. Böyle düşünüyorum ama şöyle demiyorum, kimseden banaNE. Niye hala insanların hastalıklı fikirlerinde asılı kalıyorum. Niye hala insanlara eyvallah duyuyorum. Ben çoktan vazgeçmiştim hani bunları düşünmekten, ya da vazgeçmiştim dememeliyim.
Ben de bu özelliklere doğmadım, tam tersini bu özelliklerim ortaya çıksın diye çok zor zamanlar yaşadım. İstismar edilmiş bir babanın, sevgisini gösteremeyen bir annenin(ki baba tarafından en büyük istismarı o yaşamıştır ve sonucu bu olmuştur diye düşünüyorum) evinde baskının Allah'ını yaşamış bir ablayla büyüdüm. Canım ablalarımdan birinin dediği gibi kendime ait bir hamurla gelmişim dünyaya evet, ve bu hamur içinde böylesine bir asilik var mıydı yoksa bu istismarcı evde yetiştiğimden dolayı mı oldum böyle onu da bilmiyorum ama deli gibi asiyim şu an. Hele Avrupa'nın kendini sakince ifade etmesi içinde kaybolmuş hissederken, bir yandan da bulmaya çalışıyorum.
Kader beni bir şekilde buraya getirdi, evet kesinlikle kader getirdi. Canım çok yanıyordu, ve kendimi burda buldum. Öyle zor görünen yollar, bir anda, bir günde ve bir anda oluverdi. Yollar göründü, çiçekler açtı ve ben kendimi hayatımın bambaşka bir sayfasında, bambaşka bir ülkesinde, en avantajlı statüsünde buldum.
Çok yalnızım, kendi kişiliğimden asla taviz vermeden hayatıma devam ediyorum çünkü. Eyvallığımın olmadığı kişi benim. Sonun böylesine derin bir yalnızlık olduğunu düşünmeden, hadi bye çekiyorum kişiliğimi tehdit eden insanlara karşı. Benim için (de) ders olmuş oluyor, kaybeden de onlar oluyor bence. Böyle düşünmek en doğrusu, hep böyle düşün ve tavizlerini hak etmeyen insanlara verme bir daha.
Yorumlar
Yorum Gönder