Nasılsın? Vallahi çok iyiyim. Avrupa'dayım. Bunca yılın kazandırdığı emeği öyle güzel kullanıyorum ki digital ile hiç alakası olmayan bir sektörde, kraliçe gibi hissediyorum kendimi. Param olduğu sürece satıyorum da satıyorum kendimi. Peki, sonrası. Bugün şunu gördüm, eğer endişeliysen, gelecekte yaşıyorsun demekmiş. Evet, ben hep gelecek ile ilgili planlar kurarım, belki de o yüzden endişem, ürkek tavırlarım, biri gelicek de o planlarımın içine sıçıcak diye. O yüzden başkalarının düşüncelerini pek umursamam. Nerdeyse, hiç.
Napmalı dersin? Öncelikle, insanların düşüncelerini, dinledikten sonra umursama, saygıyı kaçırma. Kişisel çizgileri geçme. Yaptıklarımı düşününce, haksızlık yaptığım yerler var, saygısızlığın boyutunu kaçırdığım. İşte o kişileri kaybetmek istemediğimden belli ki günlerce düşüncelere dalmışlığım. Kaybetmek de değil de, yaptıklarımı en son hak eden kişiler olduğunu algıladığımdan dolayı. Sen sen olmayı dene esram, bırak sana değer veren insan, değer vermeye devam etsin, acıtma canını sırf senden hoşlandı diye. Yakma canını, seni terslediğinde, acıtma canını. Sen sen olmaya devam et lütfen, böyle iyisin, ama kişisel çizgileri hele de sana değer veren kişilerinkilerini geçme. Bir şeyi savunurken, lütfen aşma çizgilerini, lütfen koru kendini, kendine olan saygını. Ama tabi ki asla vazgeçme savaşmaktan, ama saygı sınırlarını geçme, lütfen, rica ediyorum senden!
Yorumlar
Yorum Gönder