Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
 O kadar doluyum ki şairin dediği gibi yazmasam deliricem. Saçma sapan, kuramlar bağlamlar üretiyor beynim. Hiçbiri de biririne bağlanmıyor sonunda. Kayboluyorum düşüncelerimde, nasıl bağlandım gene ben, nasıl düştüm böylesine bir çakalın tuzağına. Halamda yaşamadığımın aynısı, ihtiyacım var konuşmaya, beni dinlediğini düşünürken, Allah'ım beni öyle güzel uyandırdı ki yavrum al sana gerçek yüzü dedi. Salak salak inanma buna. Peki Allah'ıma bir sorum var: Ben kime güvenicem. Napayım ben güvenmeyeyim de insanlara, hele de bir erkeğe. Peki ne düşünüyordum onu erkek gözüyle görürken, hee işte hata orda, onu erkek gözüyle görmek hata orda. Adam benim yöneticim. Asla saygı duymayacağım, duyamayacağım biri. Peki benim durumum ne, sorgulamak. Başkalarına benzemek istemiyorum, sorgulamaya devam edeceğim. Savaşa savaşa kazanağım, sessizlikler getirmicek bana saygıyı katılıyorum, ben nefes alamıyorum eğer uyum sağlarsam. Onların lügatında uyum, benim lügatımda uyum diye bir şey yok. Uyum ...
    Yaşamak ne kadar güzel, her gecenin bir sabahı olduğunu kendine hatırlatmak yetmiyor ama, o zamanlarda canım çok yanıyor. Canım, ne zaman yanmıyor > o sabaha ulaşınca, o sabahlar benim sadece inandıklarım.      Kendimi tartıyorum, yaşadıklarım su üstünde yüzüyor, öylesine değer verilmeyen toksik hallerden çıkmışım ki ruhum parçalara ayrılmış. Fiziksel olarak direniyorum ruhumun iyileşmesine. Ama çok güzel bir şey kazandım, ruhummun her parçasını tanıyorum, ve değerini bildiğim her parçama daha sıkı sarılıyorum bu sefer, çatlaklarıma sebep olanları, olayları da unutmayarak tabi.     
      Sanırım, stresli olduğumda stresimi kabul etmeyi öğrenmeliyim. Demişler ya bir yerde okuduğuma göre de benim, gelecekte yaşıyor oluyormuşum telaş yaptığımda, nee kadaarr da doğru. Belki bu aydınlanmayla, kendime gelebilirim. Ve, başkalarının haraketlerini, düşüncelerini tahmin etmekten vazgeçerim, psikopata bağlayıp, insanlara karşı sadece hissettiklerim üzerinden kaftan biçmem, ya da kefen biçmem de olabilir. Sadece, akıllı ol ve de seni kullanmalarına izin verme. O an Orda ol yeter sadece.
      Çatlicak damarlarım sinirden, beynimin tüm kıvrımları, tüm nöronları sanki ayaklanmış, karşı çıkıyor tüm olan bitene. Olan biten=düşüncelerim. Her zaman hep böyleydiler, her girdiğim işte, her tanıştığım inanda, her kavgamda, hep haklı oluşumda, ....= çözüm olarak yazmayı buldum, ve daha yazarken buldum cevabını, ben bir. kontrol manyağıyım. Herkesi kontrol etmek istiyorum, kontrol edemediklerimden uzaklaşmak istiyorum, ee peki nereye kadar böyle. İş konusu benim için çok ciddi. Bayılıyorum üretmeye. Galiba Almanya o yüzden benim için doğru adres. Peki, hata nerde. Hata kendime çok yüklenmemde, ve de bu Ka-Ka_we'ye de dedikleri gibi, insanları biraz itebiliyor, sanırım aynı şeye ben maruz kaldığımda da aynı tepkileri verirdim, ama, ama , amaa, dinlemek galiba en iyisi, reminder mailleri sana bişi kazandırmadığında...