Sanırım, stresli olduğumda stresimi kabul etmeyi öğrenmeliyim. Demişler ya bir yerde okuduğuma göre de benim, gelecekte yaşıyor oluyormuşum telaş yaptığımda, nee kadaarr da doğru. Belki bu aydınlanmayla, kendime gelebilirim. Ve, başkalarının haraketlerini, düşüncelerini tahmin etmekten vazgeçerim, psikopata bağlayıp, insanlara karşı sadece hissettiklerim üzerinden kaftan biçmem, ya da kefen biçmem de olabilir. Sadece, akıllı ol ve de seni kullanmalarına izin verme. O an Orda ol yeter sadece.
Yeniden duyuyorum kuşların sesini, içimdeki yaşama aşkı yeniden yüklendi. Tekrar kendine güvenle yüreyebiliyorum Aachen sokaklarında. Dur şu ilk geldiğim günkü şarkıyı açayım, nasıl güzel. Sabah ağladım gene. Ama bu seferki satisfactiondan dolayı. Neyin satisfactionı. Tüm çabalarımın. "Bir oyana, bir buyana" 'nın. Bitti çok şükür. Yarın Venedik'e gidiyorum. Küçük bir Avrupa turuna çıkıyorum. Sırtımda sırt çantam. Sırt çantasıyla çıkmak zorundayım zaten, çünkü biletlerim ölesine ucuz :) Kimlerle karşılaşacağım, neler yaşayacağım bilmiyorum, ama bu sefer biraz daha olgunlaşmış gideceğim galiba. Bilmem onu da yolda öğreniriz. Ama harman etti beni bu 3 ay. İnsan kazandım, insancıklar kaybettim. Kalbimi kazandığını düşündüklerimi, bu sefer kalbime değmeden dinledim, çünkü kalbin "already, broken" olmuş onlara. Yanlış düşündüm şu hayatta, yanıldım tekrar inanmak istemedim egoistliğimden, ama asla yanlış hissetmedim. Ve şu aralar çok kırgın hissediyorum...
Yorumlar
Yorum Gönder