Yılmaz abim dedi ki bugünkü programında, babasının gazeteciliğe başladığındaki öğüdüymüş: "BİR LOKMA EKMEK, BİR AVUÇ TOPRAK" günün sonunda her şey. Nasıl da uyandım. Nasıl da kaybolmuştum. Nasıl da haklıymışım. Her zaman haklıydım, hakkımı savunmaktan kendimi alamıyorum. Almayacağım da. Ben korkak değilim, olmaya da hiç niyetim yok. Hele de hakkımı yedirmeye hiçç hiçç niyetim olamaz. Ayy sanırım sıkıldım bu konudan ve artık konuşmak istemiyorum. Daha ne anlatayım bakayım bir düşüneyimmm. Çok da bişi yok ki hayatımda. İşte ehliyetimi değiştirip, arabamı alıp hayatımın başka bir safhasına geçmeyi planlıyorum. Neden yoğunlaşamadım şu ehliyet sorularına ben ya. Galiba aynı şeyleri yeniden yapma fikrini sevmiyorum ben. Çift dikiş her şey canımı sıkıyor. Ohh çok şükür buldum sorunu sonunda. Onun dışındaaa, A1 sınavını vermem lazım kalıcı oturum için. Sanırım ondan sonrasında Almanca öğrenmek istersem gerçekten öğrenebilirim. Yoksa mecburen bir şeyler yapma fikri beni delirtiyor...