Hakkımı savunmak zorrrrunda kaldığımda, sinirlerimi kontrol edemiyorum. Bu aralar yeni bir şey fark ettim hayatımda, insanları sana davranışlarına göre değil, sen insanları kafana takmayışlarına göre yaşamalısın. Yoksa, herbiri kalıcı izler bırakacak sende. Kontrol edemediğini düşündüğün her bir davranımş, delicek geçicek. Umursama ne söylediklerini demiyorum, izin verme aklına girmelerine, seni sinirlendirmelerine, kalbini kriz geçirttirecek gibi hissettirmelerine, benimseme. Dinle ama içselleştirme, unutma ama canını yakmalarına izin verme. Unutma sen izin verdiğin sürece orada çöreklenecekler.
Peki tam tersini nasıl engelleyeceğim. Nasıl karşılık vereceğim güler yüze, nasıl kabullenmeyeceğim o gülümsemeleri, nasıl inanmicam o güselim sözlere, o güzel bakan gözlere. Galiba bu daha zor. Ne sevgili ne sevgisiz büyütülmüşüz. Sevgiye ihtiyacımız yiyeceklerle giderilmeye çalışılmış hep. O yüzden korkumuz aç kalacağımız, o yüzden her sevgiye daha çok ihtiyacımız olduğunda daha çok yiyişlerimiz.
Nerdesin bir baksana. Acısı var diyorum evet, ama güzel yanlarını görmezsem olmaz. Haksızlık etmiş olurum, bütün Avrupayı geziyorum vize ile uğraşmadan. Ama güzel ülkemden asla vazgeçmem. Vazgeçmicem de.
Yorumlar
Yorum Gönder