Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
     Bu aralar 35 yıllık hayatımda belki her zaman planlayıp da ilk defa yapmaya başladığım bir şeyden bahsedeceğim. Kendimi dinlemek. yaptıklarımı yorumlamak ve günlük yaşamda karşılaştığım insanların, olayların bana hissettirdiği şeyleri neden hissediyorum diye durup düşünmeye ve bunlardan dersler çıkarmaya başladım. Ben neden böyle hissettim, ne var altında bu duyguların. O an verdiğim cevapları, yaptığım hataları, doğruları beni geliştirsin diye artık sorgulamaya başladım. Yaşın verdiği olgunluk mudur bilmiyorum, ama güzel oluyormuş böyle. Yani bir "Narsist" olarak, kendime faydalı olacağını düşündüğüm her şeye varım :)     Başkaaaaa, çok da bişi yok galiba şu sıra. Mutluyum :) Daha da dicek pek bişi yok galiba üstüne. İşle ilgili aklımda sorunlar var ve onların önceki işimdeki gibi bana dert olmasını istemiyorum. Yani stres seviyesini yükseltmek istemiyorum kanımda. Yükselince yiyoyurm giyiyorum :) Onu da yapmak istemiyorum, her ne kadar canım bisiklet...
  Evet gençleeeer, bugünkü aydınlanmamı paylaşmak isterim sizinle. Eh her gün kıskançlıktan kuduran bir akraban, arkadaşımın laflarıyla yeni şok olmalarıma ki ben onlara aydınlanma diyorum oto boka güvenmemem konusunda (ki güvendiğim zamanlardaki hallerime kıçımla gülerek). Peki biz kimseye güvenemeyecek miyiz be güzelim diye sorarlar adama. Yok canım, sen gene de güvenme. Hele de kendini "seni kıskanmaktan kudurduğunu ele vermiş olanlara" yaklaşırken iki kere düşün. Aslında iyi bişi bi bakıma bu lafları duymak. Kimden duyarsan, ona göre mesafe alıyorsun. Ben onların yerinde olsam, ben de kıskanırdım be şimdi haklarını yememek lazım. Ama bu kadar salak olmazdım herhalde kendimi ele verecek kadar. Sinirli miyim? Evet. Uzun süre gider mi bu kinim. Tabi ki de evet. Ama geliştiğimi düşünüyorum. Kızma konusunda. Kızarken içimde bişiler burulurdu. Sinirim yükselir, dilim dolanırdı. Ne diyeceğimi pek bilemezdim. Şu an küçük bir şok geçiriyorum, içimdeki süzgeçten geçiriyorum dicekle...
  Eeevet sevgili miniklerrr! or gençler! Neyi özlediğimi, neyden kaçmak istediğimi daha net görebiliyorum artıkın. Kendi elimle kendime bir gelecek inşa ediyorum. Ayağımda prangasız geldiğim bu yerde, prangasız devam etmek istiyorum hayatıma ki final destinationıma ulaşabileyim.   Nerdeyim, Nasılım, Kim/lerleyim, En önemlisi de Mutlu muyum?  Hepsine cevap verebilmek için aslında tek bir soru lazım, kimim ben! Kendimi iyi tanıyor muyum, ya da şöyle sorayım kendim olabildim mi bu hayatta?  Galiba istemediğim insanları hayatımdan çıkarttığımda ben olabilmeye başladım diyebilirim. İstediğim zaman istediğim kişiyle olunca, ben olabildim > olabiliyorum sanırım.  Ben ben olmayı hiç bu kadar çok istememiştim ve hiç bu kadar haklı gururunu yaşamamıştım ben olmanın. Peki ben emin miyim kim olduğumdan? Başladık bi yerden diyelim, dürüst olalım :)  Kafamı meşgul ettiğim sürece mutluyum ben, ben ürettiğim sürece, problem çözdükçe mutluyum. Yalanda dolanda kaybol...
  Ehh beee, hele gel de senle bir kahve içelim tatlım :) Mottom hep yaşamak, mutlu yaşamak, ait olarak yaşamak. Çok uzun zamandır, arkada bıraktığım hiçbir şeyde keşkem yok olmamıştı, şu an keşkesiz yaşıyorum şu günleri. İçim "tam" olmuş durumda. O tamlığa ulaşabilmek için çok savaş verdim sanırım derken şunu fark ettim. Allah'ım, aslında senden istemeliymişim sadece. Yaptıklarımdan ve de yapacaklarımdan emin olduğumda sana geldim, pure park. Hazırdım senden istemeye işte o an. Şükürler olsun sana Yarabbim. Şimdi öyle bir yerdeyim ki keşkelerin boşluğu yok içimde. Daha iyi günler gelir mi dersin bilmiyorum ama, ben mutluyum. Hem de çok mutluyum.  Hayal etmeye başladığım yerde de yaşamak isterim belirli bir süre. Çocukluğumunda izlediğim filmlerdeki yerlerde fotoğraflar çekmek isterim. Oralarda bisikletler sürmek. İşe gitmek, gelmek. Üretmek. Evimin kapısını açayım, yeni yıla girerken hissetmek isterim o sokaklardaki heyecanı, mutluluğu. Her şeyine ortak olmak isterim. Bel...
  Kendime gelmem zaman alacak biliyorum o yüzden ne kadar yazsam, ne kadar saçmalasam olur bence. Eski halime dönebilmem çok da kolay olmayacak sanki. Eskisi kadar anlamlandıra anlamlandıra yazabilirim yine. Zamanında ölen tüm o hislerimin geriye gelmesi için tüm ortam müsait. Yeniyim, hayal edebiliyorum ve içimden mutluyum. Ah bi de aşkı bulsam. O da olsa, kaymağından yenmez valla. Güzel olur hani.  Hadi yeniden izleyelim şu yıldızları, hadi yeniden gülümseyelim sebepsiz yere. Gel katıl bana tüm düşüncelerim. Azcık dinlen, dinle kalbini. Başım ağırma artık düşünmekten, planlar yapmaktan. (Planlarımı seviyorum yaaa) Başım bi şekilde ağırmasa çok iyi eder valla. Baksana etrafına esra, Almanya'da evindesin, tüm devlet işlerini hallettiğin bir işin var. Avrupa'da kalabilmek için yapacağın işlerin planlanmış durumda. Diyorlar ki sen yeter ki çalış, oku, vb. ben sana kapımı açtım, sonuna kadar hem de. Kalifiye adamlar böyle alınır işte bir memleketin elinden. Peki ben esra, kararım...
 Çocuğum yok, kocam yok, ailem binlerce kilometre ötede. Neyime güvenip geldin diye soracak olursan, KENDİME. Yıllarca kendime yaptığım yatırım ne kadar doğruymuş onu gördüm. Hoş o zamanlar o çalışmaları yatırım olarak görmüyordum, görev olarak görüyordum. Öyle yetiştirilmişiz, ama güzel oldu beee. Şu an aylarca beklediğim, ara ara videolarına baktığım Aachen'ın göbeğinde oturuyorum. Hem de elimin altında MacBook Prom, yanımda Starbucks kahvem, canım mor kulaklığım kulağımda. Yaşadıklarımı düşünecek olursak, çok da düşünesim yok yaa. Sktir etmiş durumdayım, hiçbiri o kadar umrumda değil kiiii aklıma bile gelmiyor. Tek istediğim şu an, verdiğim kararın doğruluğunu hücrelerime kadar hissetmek. Listeme birkaç şehir eklemek, yürümek, yürümek ve daha çok yürümek. Bol bol da fotoğraf çekmek. Ailenin varlığının ne kadar önemli, yokluğunun da ara ara ne kadar gerekli olduğunu bu süreçte çok net öğrendim. Ben dahil, neden acaba özellikle aileden olunca onun başarılı olmasını istemiyor. İnsa...

Deutschland Günlükleri :) 😙

   Kulağımda Nuri Bilge Ceylan, karşımdaki TV'de Netflix (kendisinden başka bir kanalı çektirtemediğim için, ne bulursam ses olsun) parmaklarımın uçlarında da Türkçe F klavyeye çevirdiğim son model MacProm :) Kesme işaretsiz yazdım, bak daha bi hissettim bana ait olduğunu. Çünkü öyle uzaktan bakmaya bile korkuyordum çizilmesin, aman başına bişi gelmesin, camlar açık kalmamış di mi diyerek min. 5 kez bir de son çıkmadan bir kere daha camlar kapalı mı diye kontrol ettiren ...  "O" neyi bulamadım valla, galiba hala bir sahiplik sıkıntım var. Oysa ki hayatıma öyle böyle sahip çıkmadım şu sıralar, her şeyiyle sırtıma alıp, çekip geldim. Şöyle uzaktan bi bakıyorum da, çok iyi yapmışım be. İyi ki yapmışıM.   Hoşgeldin yeni evim, ben çok razıyım senden :)