Ana içeriğe atla

  Kendime gelmem zaman alacak biliyorum o yüzden ne kadar yazsam, ne kadar saçmalasam olur bence. Eski halime dönebilmem çok da kolay olmayacak sanki. Eskisi kadar anlamlandıra anlamlandıra yazabilirim yine. Zamanında ölen tüm o hislerimin geriye gelmesi için tüm ortam müsait. Yeniyim, hayal edebiliyorum ve içimden mutluyum. Ah bi de aşkı bulsam. O da olsa, kaymağından yenmez valla. Güzel olur hani.


 Hadi yeniden izleyelim şu yıldızları, hadi yeniden gülümseyelim sebepsiz yere. Gel katıl bana tüm düşüncelerim. Azcık dinlen, dinle kalbini. Başım ağırma artık düşünmekten, planlar yapmaktan. (Planlarımı seviyorum yaaa) Başım bi şekilde ağırmasa çok iyi eder valla. Baksana etrafına esra, Almanya'da evindesin, tüm devlet işlerini hallettiğin bir işin var. Avrupa'da kalabilmek için yapacağın işlerin planlanmış durumda. Diyorlar ki sen yeter ki çalış, oku, vb. ben sana kapımı açtım, sonuna kadar hem de. Kalifiye adamlar böyle alınır işte bir memleketin elinden. Peki ben esra, kararım doğru muydu? Sorgulamak için bile bir zaman harcamıyorum, çünkü düşünmüyorum midemden geliyor sesim, düşünme bile diye, çok şükür ki her şey yolunda gidiyor, çok şükür ki bir sürü planlarım daha var :) Plandan ziyade hayallerim desem daha doğru. Ama şu sıralar çok gezdim tozdum, o yüzden azcık dinlenmek istiyorum.


 Dışarıdan bir gözle baktığımda kendime, kendimi seviyorum şimdi, daha mutluyum şimdi, çok daha iyi hissediyorum şimdi. Eminim kendimdem, daha sıkı basıyorum ayaklarımı yere. Ve her toz tanesini hissediyorum hücrelerimde. Hücrelerim yenileniyor sanki. Sağol Allah'ım, sesimi duyduğun için :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

      Yeniden duyuyorum kuşların sesini, içimdeki yaşama aşkı yeniden yüklendi. Tekrar kendine güvenle yüreyebiliyorum Aachen sokaklarında. Dur şu ilk geldiğim günkü şarkıyı açayım, nasıl güzel.      Sabah ağladım gene. Ama bu seferki satisfactiondan dolayı. Neyin satisfactionı. Tüm çabalarımın. "Bir oyana, bir buyana" 'nın. Bitti çok şükür. Yarın Venedik'e gidiyorum. Küçük bir Avrupa turuna çıkıyorum. Sırtımda sırt çantam. Sırt çantasıyla çıkmak zorundayım zaten, çünkü biletlerim ölesine ucuz :) Kimlerle karşılaşacağım, neler yaşayacağım bilmiyorum, ama bu sefer biraz daha olgunlaşmış gideceğim galiba. Bilmem onu da yolda öğreniriz. Ama harman etti beni bu 3 ay. İnsan kazandım, insancıklar kaybettim. Kalbimi kazandığını düşündüklerimi, bu sefer kalbime değmeden dinledim, çünkü kalbin "already, broken" olmuş onlara. Yanlış düşündüm şu hayatta, yanıldım tekrar inanmak istemedim egoistliğimden, ama asla yanlış hissetmedim. Ve şu aralar çok kırgın hissediyorum...
      Ne var biliyor musun? Güzel bir ortama adım atabilmek adına, gelen bir ton belgeyi Aachen Markt'taki Starbucks'ta oturup okuyayım dedim. İçinden imzalanacak bir sürü belge çıktı. Vee canım Esraam, profesyonel bir şirketle anlaştığımı ALGILADIM. Belki bir kez daha algılamış oldum. Ama olanlara bakıyorum da, bu ülke, beni dönüştürüyor. Dönüştüğüm ya da daha da dönüşeceğim karakterim (kim bilir neler yaşayacağım daha, bence şu anki halimi çok kıskanacağım :) Profesyonel hayatım, sosyal hayatımdaki kararlılığımın yansıması. Ben, bana ilham veren şeyleri hissettiğimde, o hislerin güzelliğinin içinde acaba niye ben bunları hissediyorum sadece diye düşünürdüm. Galiba bu süreye takılıp da kendi kişiliğinden, hayallerinden ve de en önemlisi potensiyalinden vazgeçmemek için verdiğin mücadeleyi kutsal kılıyor. O mücadeleyi verirken, böyle hatta daha güzelini yaşayacağım şeyler olacağını bilseydim hayatımda verir miydim o mücadeleyi?      Hayat beni ordan oraya s...
      Çatlicak damarlarım sinirden, beynimin tüm kıvrımları, tüm nöronları sanki ayaklanmış, karşı çıkıyor tüm olan bitene. Olan biten=düşüncelerim. Her zaman hep böyleydiler, her girdiğim işte, her tanıştığım inanda, her kavgamda, hep haklı oluşumda, ....= çözüm olarak yazmayı buldum, ve daha yazarken buldum cevabını, ben bir. kontrol manyağıyım. Herkesi kontrol etmek istiyorum, kontrol edemediklerimden uzaklaşmak istiyorum, ee peki nereye kadar böyle. İş konusu benim için çok ciddi. Bayılıyorum üretmeye. Galiba Almanya o yüzden benim için doğru adres. Peki, hata nerde. Hata kendime çok yüklenmemde, ve de bu Ka-Ka_we'ye de dedikleri gibi, insanları biraz itebiliyor, sanırım aynı şeye ben maruz kaldığımda da aynı tepkileri verirdim, ama, ama , amaa, dinlemek galiba en iyisi, reminder mailleri sana bişi kazandırmadığında...